OBJECTIVE: Body mass index (BMI) is a well-established prognostic factor in many cancer types. While BMI has been paradoxically associated with improved outcomes under immune checkpoint inhibitors (ICIs), its role in toxicity risk remains underexplored. This study examines the relationship between BMI and both progression-free survival (PFS) and immune-related adverse events (irAEs) in patients with advanced non-small cell lung cancer (NSCLC) receiving second-line treatment with nivolumab.
METHODS: This retrospective study examined 305 patients with histologically confirmed stage IV NSCLC who experienced progression after platinum-based chemotherapy. Patients were grouped based on whether their BMI was above or below the median value of 24.8 kg/m². PFS was assessed using Kaplan-Meier analysis. Frequencies of endocrine, hema-tologic, gastrointestinal, hepatic, and pulmonary toxicities were compared between BMI groups. Statistical significance was set at p<0.05.
RESULTS: No statistically significant difference in PFS was observed between BMI groups (<24.8: 7.53 months vs. ≥24.8: 8.30 months, p>0.05). Endocrine irAEs, however, occurred more frequently in patients with a higher BMI (p=0.034). No significant associations were found between BMI and hematologic (p=0.637), hepatic, gastrointestinal, or pulmonary irAEs. BMI was not predictive of PFS but was associated with endocrine toxicity. CONCLUSION: These findings suggest that BMI may serve as a simple indicator for toxicity risk stratification in immunotherapy settings.
Keywords: Body mass index (BMI), immune-related adverse events (irAEs), nivolumab
AMAÇ: Vücut kitle indeksi (VKİ), birçok kanser türünde iyi bilinen bir prognostik faktördür. VKİ, bağışıklık kontrol noktası inhibitörleri (ICI’ler) tedavisi altında paradoksal bir şekilde daha iyi sonuçlarla ilişkilendirilmiş olsa da, toksisite riskindeki rolü hâlâ yeterince araştırılmamıştır. Bu çalışma, nivolumab ile ikinci basamak tedavi gören ileri evre küçük hücreli dışı akciğer kanseri (NSCLC) hastalarında BMI ile hem progresyonsuz sağkalım (PFS) hem de immün ilişkili advers olaylar (irAE'ler) arasındaki ilişkiyi incelemektedir.
YÖNTEMLER: Bu retrospektif çalışma, platin bazlı kemoterapi sonrası progresyon yaşayan, histolojik olarak doğrulanmış evre IV NSCLC'li 305 hastayı incelemiştir. Hastalar, BMI değerlerinin 24,8 kg/m² medyan değerinin üzerinde veya altında olmasına göre gruplandırılmıştır. PFS, Kaplan-Meier analizi kullanılarak değerlendirilmiştir. Endokrin, hematolojik, gastrointestinal, hepatik ve pulmoner toksisite sıklıkları, BMI grupları arasında karşılaştırılmıştır. İstatistiksel anlamlılık p<0,05 olarak belirlenmiştir.
BULGULAR: BMI grupları arasında PFS açısından istatistiksel olarak anlamlı bir fark gözlenmemiştir (<24,8: 7,53 ay vs. ≥24,8: 8,30 ay, p>0,05). Bununla birlikte, endokrin irAE'ler BMI'si daha yüksek olan hastalarda daha sık görülmüştür (p=0,034). BMI ile hematolojik (p=0,637), hepatik, gastrointestinal veya pulmoner irAE'ler arasında anlamlı bir ilişki bulunmamıştır. BMI, PFS'yi öngörmemiştir ancak endokrin toksisite ile ilişkili bulunmuştur.
SONUÇ: Bu bulgular, BMI'nin toksisite riski için basit bir gösterge olabileceğini düşündürmektedir.
Anahtar Kelimeler: İmmün ilişkili advers olaylar (irAE), nivolumab, vücut kitle indeksi (VKİ)