ISSN: 2148-4902 | E-ISSN: 2536-4553
Demographic and clinical features of cutaneous malignant melanoma patients: A single center cohort study [North Clin Istanb]
North Clin Istanb. Ahead of Print: NCI-57255 | DOI: 10.14744/nci.2022.57255

Demographic and clinical features of cutaneous malignant melanoma patients: A single center cohort study

Yavuz Semiz, Ezgi Aktas, İlteris Oguz Topal
Department of Dermatology, Okmeydanı Training and Research Hospital (Prof Dr Cemil Taşçıoğlu City Hospital), Istanbul, Turkey

Objective: There is a worldwide increase in the incidence of malignant melanoma (MM). Although it is a highly aggressive tumour and associated with high mortality and morbidity rates, it is highly curable if diagnosed early. Both genetic and enviromental risk factors are associated with MM, which may show geographic variations. In this study we aimed to investigate the demographic and clinical features of cutaneous melanoma patients who are under follow-up in our department and whether there is an association between patients’ characteristics and disease features.
Materials and methods: Thirty-four patients with cutaneous MM who were under follow up in dermatology outpatient clinic, dermoscopy unit at our hospital were retrospectively analyzed. The patients’ demographic data and features related with MM were evaluated.
Results: 19 (55.9%) women and 15 (44.1%) men, were enrolled in the study. When the patients were evaluated according to their Fitzpatrick skin types, type 2 was the most common in 21 (61.8%) of the patients, followed by type 3 in 9 (26.5%) and 1 in 4 (11.8%) patients. 22 (64.7%) of the patients had history of regular sun exposure. 12 (35.3%) patients had a history of working outdoor. Sixteen of the patients (47.1%) had at least one sunburn history during childhood. The mean age at which patients were diagnosed with malignant melanoma was 50.12 ± 12.67 years. Age at diagnosis was found to be higher in those with actinic keratosis and those with solar lentigo (p=0.030, p=0.030; respectively). It was determined that there was a statistically significant difference in terms of localization according to the place of birth of the patients (p=0.007).
Conclusion: We believe that defining the patients’ characteristics and developing follow-up strategies accordingly, will improve the treatment rates in melanoma. Dermatologists should schedule personalized follow-up programmes for the patients who have priorly defined and regional risk factors.

Keywords: actinic keratosis, lentigo, malignant melanoma, skin type, solar aging, ultraviolet radiation.

Kutanöz malign melanom hastalarının demografik ve klinik özellikleri: Tek merkezli kohort çalışma

Yavuz Semiz, Ezgi Aktas, İlteris Oguz Topal
Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi Dermatoloji Bölümü (Prof Dr Cemil Taşçıoğlu Şehir Hastanesi), İstanbul

Amaç: Malign melanom (MM) insidansında dünya çapında bir artış vardır. MM, oldukça agresif bir tümör olmasına ve yüksek mortalite ve morbidite oranlarına sahip olmasına rağmen, erken teşhis edildiğinde yüksek oranda tedavi edilebilir. Coğrafi farklılıklar gösterebilen hem genetik hem de çevresel risk faktörleri MM gelişimi ile ilişkilidir. Bu çalışmada, bölümümüzde takip edilen kutanöz melanom hastalarının demografik ve klinik özelliklerini ve hasta özellikleri ile hastalık özellikleri arasında bir ilişki olup olmadığını araştırmayı amaçladık.
Gereç ve yöntem: Hastanemiz dermatoloji polikliniği, dermoskopi ünitesinde takip edilen kutanöz MM'li 34 hasta retrospektif olarak incelendi. Hastaların demografik verileri ve MM ile ilgili özellikleri değerlendirildi.
Bulgular: Çalışmaya 19 (%55.9) kadın ve 15 (%44.1) erkek dahil edildi. Hastalar Fitzpatrick cilt tiplerine göre değerlendirildiğinde en sık tip 2, 21 (%61.8) hastada, tip 3 9 (%26.5) hastada ve tip 1 4 (%11.8) hastada izlendi. Hastaların 22'sinde (%64,7) düzenli güneşe maruz kalma öyküsü vardı. 12 (%35.3) hastada açık havada çalışma öyküsü vardı. Hastaların 16'sında (%47.1) çocukluk döneminde en az bir güneş yanığı öyküsü vardı. Hastaların MM tanısı aldığı ortalama yaş 50.12 ± 12.67 idi. Aktinik keratozlu ve solar lentigolu olanlarda tanı yaşı daha yüksek bulundu (sırasıyla; p=0.030, p=0.030). Hastaların doğum yerine göre lokalizasyon açısından istatistiksel olarak anlamlı farklılık olduğu belirlendi (p=0,007).
Sonuç: Hastaların özelliklerinin belirlenmesi ve buna göre takip stratejilerinin geliştirilmesinin melanomda tedavi oranlarını iyileştireceğine inanıyoruz. Dermatologlar, önceden tanımlanmış ve bölgesel risk faktörleri olan hastalar için kişiselleştirilmiş takip programları planlamalıdır. (NCI-2022-6-25/R1)

Anahtar Kelimeler: aktinik keratoz, lentigo, malign melanom, deri tipi, solar yaşlanma, ultraviyole radyasyon.



Corresponding Author: Yavuz Semiz
Manuscript Language: English
LookUs & Online Makale