ISSN: 2148-4902 | E-ISSN: 2536-4553
Comparision of lateral, medial and posterior approaches in the surgical treatment of pediatric supracondylar humerus fractures [North Clin Istanb]
North Clin Istanb. Ahead of Print: NCI-09475 | DOI: 10.14744/nci.2021.09475

Comparision of lateral, medial and posterior approaches in the surgical treatment of pediatric supracondylar humerus fractures

Bekir Karagoz1, Birkan Kibar2, Onur Oto3, Fahri Erdi Malkoc2
1Adiyaman University Training and Research Hospital Department of Orthopaedics and Traumatology, Adıyaman, Turkey
2Health Science University Haydarpasa Numune Training and Research Hospital Department of Orthopaedics and Traumatology, İstanbul, Turkey
3Istanbul Basaksehir Cam and Sakura City Training and Research Hospital, Department of Orthopedics and Traumatology, Istanbul, Turkey

Objective: The aim of this study was to compare the functional and radiological results of lateral, medial and posterior surgical approaches in pediatric patients undergoing open reduction and internal fixation for supracondylar humerus fractures.
Methods: A total of 86 patients were included in the study. The clinical and radiographic results of the treatment in patients who underwent open reduction and internal fixation with lateral, medial and posterior approaches were evaluated. Flynn’s criteria were used in the evaluation of cosmetic and clinical results. Comparisons were made between the groups in terms of Baumann angle, lateral capitellohumeral angle and postoperative complications.
Results: There was no statistically significant difference between the three groups in terms of complications. No statistically significant relationship was observed between Flynn’s criteria and surgical approaches. When the relationship among postoperative range of motion and surgical approach was evaluated, no extension defect was found in any of the patients, but a significant relationship was found between postoperative flexion range of motion and surgical approach (p=0.011).
Conclusion: Closed reduction and percutaneous pinning are preferred in cases of pediatric supracondylar humerus fractures. However, when this method cannot be applied, lateral, medial and posterior approaches are the possible open reduction methods, that can be safely preferred.

Keywords: Pediatric supracondylar humerus fractures, surgical approach, lateral/medial/posterior approach, open reduction

Pediatrik suprakondiler humerus kırıklarının cerrahi tedavisinde lateral, medial ve posterior yaklaşımların karşılaştırılması

Bekir Karagoz1, Birkan Kibar2, Onur Oto3, Fahri Erdi Malkoc2
1Adıyaman Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü, Adıyaman
2Sağlık Bilimleri Üniversitesi Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı, İstanbul
3İstanbul Başakşehir Çam ve Sakura Şehri Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü, İstanbul

Giriş: Pediatrik suprakondiler humerus kırıkları yönetimi zor, komplikasyon gelişme riski yüksek olan ve pediatrik dönemde yüksek oranda görülen kırık tiplerinden biridir. Kapalı redüksiyon ve perkütan pinleme, cerrahi tedavisinde en sık kullanılan yöntem olmakla birlikte, bazı durumlarda açık redüksiyon uygulanması gerekebilmektedir. Bu çalışmanın amacı, açık redüksiyonla tedavi edilen hastalarda lateral, medial ve posterior yaklaşımın fonksiyonel ve radyolojik sonuçların karşılaştırılmasıdır.
Metot: Toplam 86 hasta çalışmaya dahil edildi. Lateral yaklaşım uygulanan 30 hasta grup 1, medial yaklaşım uygulanan 29 hasta grup 2 ve posterior yaklaşım uygulanan 27 hasta grup 3 olarak gruplandırıldı. Açık redüksiyon ve internal fiksasyon kullanılarak yapılan tedavinin klinik ve radyografik sonuçları değerlendirildi. Kozmetik ve klinik sonuçların değerlendirilmesinde Flynn kriterleri kullanıldı. Bununla birlikte Baumann açısı, lateral kapitellohumeral açı ve postoperatif komplikasyonlar açısından gruplar arasında karşılaştırma yapıldı.
Bulgular: Değerlendirmeye alınan komplikasyonlardan hiç birinde üç grup arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark olmayıp, en yüksek frekansta saptanan komplikasyon kübitus valgustur. Flynn kriterleri ile cerrahi yaklaşımlar arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir ilişki yoktur (p>0,05). Tüm cerrahi yaklaşımlarda çok yüksek kozmetik ve fonksiyonel sonuçlar elde edilmiştir. Postoperatif eklem hareket açıklığı ile cerrahi yaklaşım arasındaki ilişki değerlendirildiğinde, hastaların hiç birinde ekstansiyon kusuru saptanmamıştır. Fleksiyon kusuruna sahip hasta sayısı 7 kişi olup, ortalama 8° kısıtlılık saptandı. Yapılan istatistiksel analizde postoperatif fleksiyon hareket açıklığı ile cerrahi yaklaşım arasındaki anlamlı ilişki saptanmıştır (p: 0,011).
Sonuç: Pediatrik suprakondiler humerus kırığı vakalarında kapalı redüksiyon ve perkütan çivileme tercih edilir. Ancak bu yöntem uygulanamadığında, lateral ve medial ve posterior yaklaşım güvenle tercih edilebilecek açık redüksiyon yöntemleridir. (NCI-2021-6-9/R1)

Anahtar Kelimeler: Pediatrik suprakondiler humerus kırıkları, cerrahi yaklaşım, açık redüksiyon lateral/medial/posterior yaklaşım



Corresponding Author: Bekir Karagoz
Manuscript Language: English
LookUs & Online Makale