OBJECTIVE: Interstitial lung disease (ILD) is a frequent and prognostically important manifestation of systemic sclerosis (SSc), with a substantial proportion of patients developing progressive pulmonary fibrosis (PPF) despite immunosuppressive treatment. The objective of the study was to compare real-world lung function trajectories and the occurrence of progressive PPF among patients with SSc-ILD receiving commonly used immunosuppressive therapies.
METHODS: We conducted a retrospective single-center cohort study of adult patients with SSc-ILD receiving immunosuppressive therapy, assessing longitudinal changes in pulmonary function and PPF according to international guideline-based criteria.
RESULTS: Among 80 patients with SSc-ILD, mycophenolate mofetil (MMF) was the most frequently used immunosuppressive agent across both first-line and subsequent treatment lines. Despite its extensive use, MMF was associated with relatively low rates of progressive PPF (18.2% in first-line and 25% in second/third-line use) and largely stable forced vital capacity over time, with only modest decline in diffusing capacity for carbon monoxide. Cyclophosphamide (CYC) showed transient improvements in lung function at 1 year, followed by stabilization. In contrast, first-line azathioprine (AZA) use was associated with the highest PPF proportion (55.6%).
CONCLUSION: In this real-world SSc-ILD cohort, MMF emerged as the most frequently used backbone therapy after the scleroderma lung study II, with generally stable lung function trajectories observed during follow-up. Higher proportions of progressive PPF were observed among AZA-treated patients, whereas CYC was mainly used as an induction therapy in selected cases. Rituximab, administered alone or in combination with MMF, was more frequently used in patients with progressive or treatment-refractory disease and was associated with relatively low progression proportions in this cohort. These findings reflect treatment patterns and clinical trajectories observed in routine clinical practice rather than comparative treatment efficacy.
Keywords: Interstitial lung disease, Progressive pulmonary fibrosis, Systemic sclerosis, Treatment
AMAÇ: İnterstisyel akciğer hastalığı (ILD), sistemik sklerozun (SSc) sık görülen ve prognostik açıdan önemli bir belirtisidir; hastaların önemli bir kısmında immünosüpresif tedaviye rağmen ilerleyici pulmoner fibroz (PPF) gelişmektedir. Çalışmanın amacı, yaygın olarak kullanılan immünosüpresif tedaviler alan SSc-ILD hastalarında gerçek hayattaki akciğer fonksiyon seyrini ve ilerleyici PPF gelişimini karşılaştırmaktı.
YÖNTEMLER: İmmünsüpresif tedavi alan SSc-ILD'li yetişkin hastalar üzerinde, uluslararası kılavuzlara dayalı kriterlere göre pulmoner fonksiyondaki uzunlamasına değişiklikleri ve PPF'yi değerlendiren retrospektif, tek merkezli bir kohort çalışması yürüttük.
BULGULAR: SSc-ILD'li 80 hasta arasında, mikofenolat mofetil (MMF) hem birinci basamak hem de sonraki tedavi basamaklarında en sık kullanılan immünsüpresif ajandı. Yaygın kullanımına rağmen, MMF nispeten düşük ilerleyici PPF oranları (birinci basamakta %18,2 ve ikinci/üçüncü basamakta %25) ve zaman içinde büyük ölçüde stabil kalmış zorlu vital kapasite ile ilişkilendi; karbon monoksit difüzyon kapasitesinde ise sadece hafif bir düşüş görüldü. Siklofosfamid (CYC), 1. yılda akciğer fonksiyonunda geçici iyileşmeler göstermiş, ardından stabilizasyon görülmüştür. Buna karşın, birinci basamak azatioprin (AZA) kullanımı, en yüksek PPF oranıyla (%55,6) ilişkilendirilmiştir.
SONUÇ: Bu gerçek dünya SSc-ILD kohortunda, MMF, Skleroderma Akciğer Çalışması II’den sonra en sık kullanılan temel tedavi olarak öne çıkmış ve takip süresince genel olarak stabil akciğer fonksiyon eğrileri gözlemlenmiştir. AZA ile tedavi edilen hastalar arasında ilerleyici PPF oranları daha yüksekken, CYC ise seçilmiş vakalarda esas olarak indüksiyon tedavisi olarak kullanıldı. Tek başına veya MMF ile kombinasyon halinde uygulanan rituximab, ilerleyici veya tedaviye dirençli hastalığı olan hastalarda daha sık kullanıldı ve bu kohortta nispeten düşük ilerleme oranları ile ilişkilendirildi. Bu bulgular, karşılaştırmalı tedavi etkinliğinden ziyade rutin klinik uygulamada gözlemlenen tedavi modellerini ve klinik seyrini yansıtmaktadır.
Anahtar Kelimeler: İnterstisyel akciğer hastalığı, İlerleyici pulmoner fibroz, Sistemik skleroz, Tedavi