OBJECTIVE: This study aimed to evaluate the association between joint hypermobility (JH) and primary lymphedema.
METHODS: This cross-sectional study included 36 patients (30 females and 6 males; age range, 18–65 years) diagnosed with primary lower extremity lymphedema and 32 age-matched healthy controls. Demographic characteristics were recorded for all participants. Generalized joint hypermobility (GJH) was assessed using the Beighton scoring system, and Benign joint hypermobility syndrome (BJHS) was evaluated according to the Brighton criteria.
RESULTS: GJH was observed in 27.8% of patients with lymphedema and 25% of controls, with no statistically significant difference between groups (p>0.05). Similarly, the frequency of BJHS was comparable between the lymphedema group (13.9%) and the control group (15.6%; p>0.05). Mean Beighton scores did not differ significantly between the lymphedema and control groups (p>0.05). Furthermore, neither Beighton scores nor the prevalence of BJHS differed significantly across lymphedema stages (p>0.05).
CONCLUSION: JH was not significantly associated with primary lymphedema. Our study may provide a foundation for future research aiming to clarify the relationship between JH and primary lymphedema through objective diagnostic criteria and quantitative connective tissue assessments.
Keywords: Connective tissue, joint hypermobility, lymphedema.
AMAÇ: Bu çalışmanın amacı, eklem hipermobilitesi (JH) ile primer lenfödem arasındaki ilişkiyi değerlendirmektir.
YÖNTEMLER: Bu kesitsel çalışmaya, primer alt ekstremite lenfödemi tanısı almış 36 hasta (30 kadın ve 6 erkek; yaş aralığı, 18–65 yıl) ve yaş açısından eşleştirilmiş 32 sağlıklı kontrol dahil edildi. Tüm katılımcıların demografik özellikleri kaydedildi. Genelleşmiş eklem hipermobilitesi (GJH), Beighton skorlama sistemi kullanılarak değerlendirildi ve benign eklem hipermobilite sendromu (BJHS), Brighton kriterlerine göre değerlendirildi.
BULGULAR: GJH, lenfödemli hastaların %27,8'inde ve kontrollerin %25'inde gözlendi ve gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmadı (p>0,05). Benzer şekilde, BJHS sıklığı lenfödem grubu (%13,9) ile kontrol grubu (%15,6) arasında benzerdi (p>0,05). Ortalama Beighton skorları, lenfödem ve kontrol grupları arasında anlamlı farklılık göstermedi (p>0,05). Ayrıca, ne Beighton skorları ne de BJHS prevalansı lenfödem evreleri arasında anlamlı farklılık gösterdi (p>0,05).
SONUÇ: Eklem hipermobilitesi, primer lenfödem ile anlamlı düzeyde ilişkili değildi. Çalışmamız, objektif tanı kriterleri ve kantitatif bağ dokusu değerlendirmeleri aracılığıyla eklem hipermobilitesi ile primer lenfödem arasındaki ilişkiyi açıklığa kavuşturmayı amaçlayan gelecekteki araştırmalar için bir temel oluşturabilir.
Anahtar Kelimeler: Bağ dokusu, eklem hipermobilitesi, lenfödem.