OBJECTIVE: Anemia is a prevalent public health issue characterized by a reduction in hemoglobin concentration, often accompanied by nonspecific symptoms that overlap with various other medical conditions. Despite its high global and national prevalence, especially among women, the diagnostic value of clinical symptoms in identifying anemia remains uncertain. In this study, we aimed to determine the prevalence of anemia and evaluate the frequency and severity of anemia-related symptoms.
METHODS: This cross-sectional study was conducted among medical students aged 18–35 between February and May
2025. Participants completed a detailed symptom questionnaire encompassing 44 anemia-related symptoms and underwent capillary hemoglobin measurement. Statistical analyses included group comparisons and regression analyses to explore the association between symptoms and anemia status.
RESULTS: A total of 251 participants (150 women, 101 men; median age: 22 Years) were included. The overall prevalence of anemia was 28.3%, significantly higher in women (35.3%) than in men (17.8%, p=0.025). The most frequently reported symptoms among anemic participants included fatigue (87.3%), malaise (85.9%), and attention deficit (78.9%). No statistically significant differences were observed in the frequency or severity of symptoms between anemic (median: 18 Symptoms) and non-anemic participants (median: 19 Symptoms)(all p>0.05). Regression analyses did not identify any predictive model for anemia based on symptomatology.
CONCLUSION: Anemia was found to be prevalent even among young and otherwise healthy individuals. Anemia-related
symptoms were common and similar across both anemic and non-anemic participants, suggesting that such nonspecific complaints may reflect underlying physiological processes or nutritional deficiencies rather than anemia alone.
Keywords: Anemia, capillary hemoglobin, nonspecific symptoms, symptoms.
AMAÇ: Anemi, hemoglobin konsantrasyonundaki azalma ile karakterize, sıklıkla çeşitli diğer tıbbi durumlarla örtüşen nonspesifik semptomların eşlik ettiği yaygın bir halk sağlığı sorunudur. Özellikle kadınlar arasında küresel ve ulusal düzeyde yaygın olmasına rağmen, aneminin saptanmasında klinik semptomların tanısal değeri hâlâ belirsizdir. Bu çalışmada, aneminin prevalansını belirlemeyi ve anemiye bağlı semptomların sıklığını ve şiddetini değerlendirmeyi amaçladık.
YÖNTEMLER: Bu kesitsel çalışma, Şubat ve Mayıs 2025 tarihleri arasında 18–35 yaş arası tıp öğrencileri arasında gerçekleştirilmiştir.
Katılımcılar, anemiye bağlı 44 semptomu kapsayan ayrıntılı bir semptom anketini doldurmuş ve kapiler hemoglobin ölçümüne tabi tutulmuştur. İstatistiksel analizler, semptomlar ile anemi durumu arasındaki ilişkiyi araştırmak amacıyla grup karşılaştırmaları ve regresyon analizlerini içermektedir.
BULGULAR: Toplam 251 katılımcı (150 kadın, 101 erkek; medyan yaş: 22 yıl) çalışmaya dahil edildi. Aneminin genel prevalansı %28,3 idi; bu oran kadınlarda (%35,3) erkeklere (%17,8) kıyasla istatistiksel olarak anlamlı derecede daha yüksekti (p=0,025). Anemik katılımcılar arasında en sık bildirilen semptomlar arasında yorgunluk (%87,3), halsizlik (%85,9) ve dikkat eksikliği (%78,9) yer almıştır. Anemik (ortanca: 18 semptom) ve anemik olmayan katılımcılar (ortanca: 19 semptom) arasında semptomların sıklığı veya şiddeti açısından istatistiksel olarak anlamlı bir fark gözlemlenmemiştir (tümü p>0,05). Regresyon analizleri, semptomatolojiye dayalı herhangi bir anemi öngörü modeli belirlememiştir.
SONUÇ: Aneminin, genç ve diğer açılardan sağlıklı bireyler arasında bile yaygın olduğu saptanmıştır. Anemiye bağlı semptomlar yaygındı ve hem anemik hem de anemik olmayan katılımcılar arasında benzerdi; bu durum, bu tür spesifik olmayan şikayetlerin, yalnızca anemiden ziyade altta yatan fizyolojik süreçleri veya beslenme yetersizliklerini yansıtabileceğini düşündürmektedir.
Anahtar Kelimeler: Anemi, kılcal hemoglobin, spesifik olmayan belirtiler, belirtiler.